![]() |
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Arama | Stil |
|
||||
![]() İşte... Yine ağlıyorum. Gözyaşlarım,süzülüyor göz pınarlarımdan. Dokunmayın bana ben biraz daha ağlıyacağım. Biraz daha sonra biraz daha. Ağlamalara doyacağım.Gözyaşlarımda hüzünlerimi boğacağım. Unutmaya çalışacağım adını VEFASIZ koyduğum yarimi. Sonra yelkenler yapacağım hayallerimden. Hayallerim yaşıyorsa eğer. Bir yelken dolusu olacak. Okyanusun en kuytu köşesine doğru bırakacağım. Benim hayallerim gidemez oraya kadar tek başına. Ben götüreceğim onları oralara kadar. Uzaklara kadar. Sonra bırakıp kaçağım . Hayallerimi okyanusun en ücra yerinde yalnız bırakacağım. Arkama bile bakmadan gideceğim. Çünkü YARİM sen olmayınca neyleyim ben o hayalleri. O kadar da küçük hayallerim vardı ki, hani ben inanmamıştımda sen inandırmıştın zorla. Küçücük bi evimiz olcaktı. İki gönlümüz bir olucaktı ya. Tüm dünya seyran olacaktı ya. Sonra sen beni sevecektin ya , sonra bize benzeyen çocuklarımız olucaktı ya. YALAN , YALAN HEPSİ YALANMIŞ. İki gönül bir olunca hiç bişey olmuyormuş.İkiden bir çıkınca bir kalıyormuş. Bu AŞK'dan beni çıkardın sen bir kaldın sevgilim. Şimdi kur istediğin hayali , kiminle kurarsan kur. Ama ben satmıyacağım hayallerimi üç kuruşa, meze etmiyeceğim mantığın içki sofrasınd. Ben hala Aynıyım Sevgilim tamah etmiyeceğim üç kuruş dünya malına. Kimselere yar etmiyeceğim hayallerimi. Dedim ya bir yelkenliye koyacağım ,hayalleri .Okyanusta bırakıp kaçacağım. Oysa ben senden ne de çok şey öğrenmek isterdim. Yazıkki sadece bırakıp kaçmayı öğretmiş zavallı yüreğin ancak. Sen beni bırakıp kaçtın,bende hayallerimi. Şimdi ağlıyorum. Boşuna kendi üstüne alınma. Ben sana ağlamıyorum. Arkamdan feryat figan haykıran hayallerime ağlıyorum. O hayallerim ki daha yüzme bile bilmiyordu. Şimdi SEVGİLİM tek sorum var. NİYE YAPTIN BUNU BANA , HAYALLERİME NİYE KIYDIN , ÇOK MU GÖRDÜN BANA ,BEYAZ GELİNLİĞİ. SUS SÖYLEME BİRŞEY.DUYMAK İSTEMİYORUM. BEN ARTIK BİR TEK KEFENİN BEYAZLIĞINI DÜŞLÜYORUM.ZATEN BENDE . BİR SAL YAPTIM KENDİME GİDİYORUM OKYANUSUN DERİNLİKLERİNE. BİLİYORMUSUN SAL OKYANUSTA ANINDA BATAR , BENDE YÜZME BİLMİYORUM.....
__________________
![]() ![]() |
|
||||
|
İyi Yaptı O Ama Kötü Görünen Bir İyi
Herkesçe algılanan, görünen, sebebi bırakıp sonuçla değerlendirme yaptıran, keşkeleri çokça ağızdan döktüren, yaşanmasa mıydı acaba diye düşündüren, iyi ki yaşandı diyerek yüreği rahatlatmaya çalışan bir ben-bir sen… Susmanın erdemini anlayan, konuşmanın çokça anlamsızlığa varan yol olduğunu gören, konuşursam bir gün, o gün bugünden çok faklı olacak diyen, beni tanıyan çok iyi bilir, susuyorsam vardır elbet bir sebebi diyen, bir ben- bir sen… Gündüz ağzı gülen, gece gözlerini hayallere gömen, gözleri artık hiç gülmeyen ama rol yapmayı, yalan söylemeyi çok iyi öğrenen, yer-zaman-mekân-yaşam arasında herkesin her şeyi yapabileceğini bilen, artık hayattan umudu kesen, yaşıyorum öylesine diyen, güneşten çok yağmura yüzünü dönen, içi geçmiş bir ben-bir sen… Geçmişin geçmiş olduğunu bilen, bir güne umut beslemeyen, nasılsa o gelecek bir gününde geçeceğini bilen, ağlarken bile, bir gün ağlatmayacak kederler yaşatıyor bu hayat bana diye düşünen, bir eski söz kulakta çınlayan ‘ her şey geçer diye biliyorum’… Acıyı hafifletmeyen sözler, acıya merhem zamanlar, teorisiyle hayata doğru yol almaya devam eden, yol alırken çok konuşan, konuşurken hiçbir şey anlatmayan, ama dili ve sözleri hiç bitmeyen bir ben-bir sen… Dostlara kötü görünen, aslında olması gereken, kötünün içindekileri gözler önüne dökemeyen, gözünün önündeki gerçekler yüzünden görmesi engellenen, ama dayanıyor insan işte dedirten, mısralarda, satır aralarında bile kimseye açık vermeyen bir ben-bir sen… Kötü yaptın sen diye gözüken, ama aslında doğru olanı yaşatan, kimselere anlamlı gelmeyen, anlam kazansın yaşam diye iyi-kötü yalanlar söyleyen, anlam kazandıralım derken kafa karıştıran, kafası karışanlara yol göstermeyen, aslında sebebi çok iyi bilen ama sonucu gerçek gösteremeyen, doğruyu gözler önüne seren, ama doğruyu düz değil, kesikli çizdiğinden araları kimseye doldurtmayan bir sen-bir ben… Bir sen, bir ben işte… Bizden çıkmış iki doğru, dosdoğru yol alıyor, birbirine dokunmadan… Olması gereken, itiraz hakkı tanımayan, zaten artık isyana istek bile duymayan, bir sen-bir ben… İyi yaptın sen, ben devam ettim o iyiden, ama geriye herkese görünen bir kötü kaldı bizden… Bir sen, bir ben…
__________________
![]() ![]() |
|
||||
Yaşadığımızı sandığımız, aslında sürekli yıkıntılarını toplamakla uğraştığımız bir sevgiyi sürdürmeye çalışmışız. Hiç yanılmam sanmıştım,sonu ne olursa olsun...Ama yıkıntılar arasında sevgiyi yaşayamamaktan yoruluyormuş insan,ve her geçen gün kendimizi de yıkıntılar arasında kaybediyormuşuz belki de hiç farkında olmadan... Herkes sevginin fedakarlık istediğini söylese de fedakarlık için sevgiyi yaşamak gerekiyormuş, yaşanılmayan için fedakarlık yapılmaz... Üzülmekten yoruldum.seni üzmekten de,beklemekten yoruldum,neyi beklediğimi bilmeden özlemekten de yoruldum,en çok da düşünmekten!!!!! Susmaktan yoruldum,sürekli susup içimde avazım çıktığı kadar haykırmaktan.Hep kendimle baş başa kalıp, hep kendime sığınmaktan YORULDUM... Ama öğrendim artık aşk yaşanıldığı sürece vardır. Sen yoksun,ben yokum... O zaman aşkın olmasını da beklemiyorum artık. O da olmasın artık, eğer sürekli kendimi hesapsızca sorgulayacaksam eğer kendi iç savaşımda sürekli kendime yenik düşeceksem eğer yaşamadığım bir aşk için sürekli üzüleceksem ve hep üzeceksem seni, OLMASIN... Zaten hiç yokmuş,var olduğunu sayarak kandırmışız kendimizi,ya da ben hep kandırmışım kendimi... Artık seni sana bıraktım ben zaten hep kendimleydim ve hep kendimi paylaştım.Artık al kendini benden ve yaşamak istediğin gibi yaşa aşkı, hayatı, kendini. Yaşamak istediğin ne varsa kendince yaşa çünkü ben yoruldum artık ben yokum... Yıkık bir sevginin yıkıntılarını toplamakla uğraşma... Hiçbir zaman yıkılmayacak bir sevgi için savaşını ver... Ben bu savaşta yenik düştüm. Ama... Ne kadar yenik düşsem de, ne kadar üzülsem de güzel yanları da vardı seni yaşamanın,tabi yaşadığım kadarının... Seninle yaşanılan ilkler güzeldi,bazen acıtsa da seni özlemek güzeldi,bazen ağlatsa da kavgalarımız güzeldi,hep ihtiyaç duyduğumuzda birbirimizin yanında olamasak da beklemek güzeldi,gerçekleşmeyeceğini bile bile kendi dünyamızda sıra dışı hayaller kurmak güzeldi,en güzeli de uzun bir zamanı kısa kısa yaşamaktı. Ve seni tanımak da güzeldi.....
__________________
![]() ![]() |
|
||||
|
kendi şiirlerim; Güller açardı, Güller açardı, sessiz dalgaların vurdugu kıyılarda. Kan kokardı, korku kokardı. Bakınca içim titrerdi. Usulca kaçırırdım gözlerimi Anımsatamadığı için kızardım güllere, geçmişimi. Koparmak isterdim, hışımla ama ellerim varamazdı yokluğunda kaybolur giderdi kan ve korku kokan güllerin dikenlerinde. Aynaya bakıpta kendini görmek gibiydi bu. Ezilmek gibiydi ağır yüklerin altında. Kirli suratımda sakallarım ve bıyığım karışmış, En derin hüzünler çökmüş, Yüreğimin gizlisinde haykıran bir ses getirmesede beni kendime. Senin sesini istedim yine. Duymak,hic bitmesin istemek Tatlı bir bahar meltemi gibi üşütürcesine. sarılmak senin düşüncelerine ve ısınmak .. Derken acı çöker içime tüm ağırlığını koymuş, beni bekler hesap vakti gelmiştir artık. Kendim,anılarım ve hayallerim geçtiler karşıma. Yanımda bir sen vardın. Bir sen, bir tanem. Gözlerin içimi aydınlatırken, alt ettim onları bir kalemde. Güç veren ellerine sarıldım ve hiç bırakmadım. korktum yine beni bırakıp gidersin diye.. Güller açardı, kan ve korku kokan güller, sızısı vardı içimde bıçak saplanmış gibi yüreğime acı çekerdim.. acını çekerdim.
__________________
![]() ![]() Konu Paylaşımcı tarafından (02-02-2008 Saat 09:36 AM ) değiştirilmiştir.. |
|
||||
|
Gizli gizli hala seviyorum seni
Bir bilsen! Korkak ürkek bir kız çocuğu gibiyim Telaşlı heyecanlı Bazen anlamandan çok korkuyorum herşeyi Bazen de anlaman için yalvarıyorum tanrıya Gizli gizli hala seviyorum seni Bir bilsen! Seni sevmek duygusuna sarılıyorum geceleri Gün ağarırken bir kez daha doğuyorum seninle Bazen sımsıkı sarılmak geliyor sana içimden Bazen yüzünü ellerimin arasına alıp Sonsuza kadar bakmak geliyor içimden Gizli gizli hala seviyorum seni Bir bilsen! Üzüldüğünde sarhoş oluyorum kederimden Sen güldüğünde ise gökkuşağı heryer Hastalanma ne olur Senin acın bana hep hançer Bu dünyada olduğun için varım Olmasaydın eğer, Tanrı beni de var etmeyecekti biliyorum Ve ben Sevmenin ne anlama geldiğini asla öğrenemeyecektim Bazen her şeyi haykırmak geliyor içimden Seni karşıma alıp Ağlaya ağlaya anlatmak istiyorum aşkımı Geçen her zaman bitirmiyor bir şeyleri Geçen her zaman çoğaltıyor beni Yalnız yalnız seviyorum seni Sadece ben Bir gün Sadece benim seni sevmem yetmeyecek bana Bütün engelleri aşıp Koşa koşa boynuna sarılacağım Seni gizli gizli sevmekten yoruldum artık diye bağiracağım Aşkım, bir tanem diyeceğim Seni seviyorum Ve bunu asla saklamak istemiyorum artık diyeceğim Sevgimden habersizsin Sana ait bir yaşamın içinde Mutlulukların ve hüzünlerinle geçiyor zamanın Hiç bilmediğin bir sevdadan uzak Aşktan uzak geçiyor zamanın Gizli gizli hala seviyorum seni Bir bilsen! Sen hayatımın anlamı Hissettiğim en güzel şeysin Bıraktım hepsi böyle kalsın.........
__________________
![]() ![]() |
|
||||
|
Gidersen, Başlar içimdeki ülkede ayaklanmalar Yüreğim Özledikçe büyüyen aşkına örgütlenir Her şehrimde seni yaşar kurtarılmış bölgem Sokaklarıma taşır her gün adaletsiz bir düzene karşı yapılan eylemler Meydanlarım, anıtlarım zamana haykırır Kederim grev çadırları kurar Sana akmak isteyen sesim ölüm orucunda Şekerli suya konuşur sustuklarını yalnızca Gidersen Sana hediye ettiğim türküler izinsiz yürüyüşe geçer Şiirim her dizesine pankart açar Sazım tellerini boykot eder Savunmam yapılır konuşmalarda Dağıtılan bildirilerde Gizli adreslerde Bodrum katlarında yapılan toplantılarda Eleştiri üzerine eleştiri alır Özeleştirimi bir tek sana yaparım Gidersen Yaz, kış her mevsim sonbahar olur Hani hangi yaprak düşse içinin titrediği Hani dallar kırgın Gökyüzü içli mi içli Dokunsan ağlayacak Aylardan Eylül ya hani... Hüzün bulutları gözlerimde Sonra yağmurlar yağar yetim yüreğime Bir sabah Mitinglerde buluşur içimdeki binler Binler bir olur Bir ben, Ben sen Ansızın Gaz bombaları atılır içime Genzim yanar, kirpiklerimi yakar Avuçlarımdan nefes diye içime çekerim seni Çatışmalar başlar alanlarda Sol yanım çaresizce vuruşur sağımla Mantığım ruhumla Taşlar sopalar fırlar her yana... Saçından sürüklenir sevdam Dizleri kanar Kaşı patlar Sert yumruklar oturur yüzüne, Acımasız coplar kırılır belinde... Göğsüme Tam da senin olduğun yere Tazyikli suyu yerim olanca hızıyla Yığılır kalırım öylesine bir duvar kenarına Dilimde çiğliğini beklemekte olan sloganımla... Anlayacağın sevgili Gidersen içimdeki ülke olağanüstü hal durumda O gün Bir ilkbahar sabahı gibi önce ortalık sanki Sonra kus seslerinin, yaprak salınışlarının, güneş parıltısının Üzerinde ağır ve yorgun panzerler... Tanklar arka sokaklarımdan geçer Baslar akşamüstü caddelerde jandarmaların gece devriyesi... Bir cinayet olurum "faili meçhul" denilen Örtmeye çalışır koca bir kaldırım taşına tutuşturulan eski bir gazete sayfası Tenimdeki yalnızlığın kurşun izlerini Parçalanmış, delik deşik hayallerimi Kaskatı kesilirim gecenin ayazında Ay ışığında Gazete altında sıcacık kanım çekilir buz gibi asfalta Teşhis ettiklerinde cesedimi "Dudakları ve elleri morardı önce" diye geçer otopsi raporunda Şafağın ilk ışığıyla İlk olarak ulusal televizyonlardan bildirir Üç cuntacı donuk bir ifadeyle haberi Ya da radyodan çıkan o ürkütücü sesleri... Gidersen İçimdeki bu karanlık ülkeden Sana, sesine doğru uçarım usulca rengarenk kelebekler gibi... Sokağa çıkma yasağını delerim uğruna sevgili Taşırım narin kanatlarıma taktiğim özlemimi Özledikçe büyüyen sevgimi Nerde olursan ol Ben yine de bulurum seni... Bir günlük ömrüm sana yetişmez Issiz caddelerde İki kırık kelebek kanadı olursa eğer Bil ki benim Kelebekler uzun yaşayamaz ki... Unutma Gidersen bir "Eylül" sabahıymış gibi darbe iner yüreğime Ve yarım kalır devrimim sevgili...
__________________
![]() ![]() |
|
||||
|
Seni, yatağında yakalamalıyım bir sabah erkenden
Yüzün saçlarınla saklı olmalı Duymazsan adımlarımın sesini Nefesim uyandırsın seni Ya da Omuzbaşına indirdiğim bir öpücükle uyandığında Usulca açtığın gözlerin şaşırmalı gözlerimde Ve o kısık Özlem kokan sesinle Hoş geldin demelisin Ellerin beş kez uzansın boynumu avuçlamaya Her defasında, beklemek yılgınlığıyla Küskün çekilsin geriye Dudakların da, gelen her güzel sözcüğü tutsak etsin isterse Yeter ki bak gözlerime Bak güneş gibi Bakarsan sana denizimden kucaklayıp getirdiğim mavilerden veririm Bakarsan avuçlarında yıldız kuşu olur, yanıbaşında sevinçli insanlar Sonra martı gülüşleri Bir de her sabah yeniden yaratılan Bir yaşamın penceresi Ardından haydi derim, ürkekliğine aldırmadan Haydi gidelim seninle düşlerime Boş bir film şeridinden düşeriz, belki Bir tek ikimizin bildiği baharına Sen, nazlı bir bebeksin ya Alıp kucağıma anadenize götürürdüm avutmak için Ama tam mavilerden geçerken Yani denizden yani gökyüzünden gözlerinden yani Yeniden yaratırken yaşamı işte Sakın susma, ansızın gülümse olur mu? Alnından bulutlar kalkıp gitsin böylece Seni, yatağında yakalamalıyım bir sabah erkenden Yüzün saçlarınla saklı olmalı. Sen açık unutmuşsun da kapını Duymamışsın gelişimi Girip, saçlarında saklı yüzünü bin kez daha çizmeliyim beynime Alnıma koymalıyım kirpiklerinin öldüren yanını Ama sen uyandığında herşeyden habersiz Dudaklarında bir bahar bulmalısın, kulaklarında martı sesleri Ve avuçlarında, Yeniden yaratılmış bir yaşamın penceresini...
__________________
![]() ![]() |
|
||||
|
Uçun kuşlar uçun, doğduğum yere
Şimdi dağlarında mor sümbül vardır Ormanlar koynunda bir serin dere Dikenler içinde sarı gül vardır O çay ağır akar, yorgun mu bilmem Mehtabı hasta mı, solgun mu bilmem Yaslı gelin gibi mahzun mu bilmem Yüce dağ başında siyah tül vardır Orda geçti benim güzel günlerim O demleri anıp bugün inlerim Destan-ı ömrümü okur dinlerim İçimde oralı bir bülbül vardır Uçun kuşlar uçun, burda vefa yok Öyle akarsular, öyle hava yok Feryadıma karşı aks-i sada yok Bu yangın yerinde soğuk kül vardır Hey Rıza kederin başından aşkın Bitip tükenmiyor elem-i aşkın Sende derya gibi daima taşkın Daima çalkanır bir gönül vardır
__________________
![]() ![]() |
|
||||
|
şimdi seni sevmek ikliminde
Anadolu'nun bozkırları kadar sarı sapsarı bir aşk alabildiğince, Tuz Gölü kadar beyaz ve kokusu kadar keskin bir aşk bizimkisi. caresi olmayan bir dert, alacakaranlık şafaklar kadar , görkemli bir yüreğin atışları yeryüzünü titretirken sen ve ben bulmuşken birbirimizi kaybetmeye bu kadar yakın olmak niye? Asırlardır yalnız kalmaya mahkum olmuş yüce bir çınarın gölgesinde, bir ırmağın , denize kavuştuğu o yerde güneş,yeryüzünü kavururken ve tutulmakta iken gökyüzünde o an sen ve ben olsa idik evrende birbirine yanmış iki yürek önce ellerimiz kavuşsa sonra gözlerimizin sevişmesinde kaybolup gitse idik. güneş bile kıskanırdı bizi o an, milyarca yıllık yalnızlığına hayıflanırdı, sevgilim, ay ışığım yalnızlığımda solan gülüm, seni severken,sensiz kalmanın dayanılmaz sancıları bunlar, her dizede daha da sana yakınlaşırım, duygularım dökülürken birer birer beyaz kağıtlara anlatılması mümkün olmayan nice kederli anlarımı bir kalemde geçtiğim koyu karanlık gecelerin, ve gündüzlerin ikindi vakti ,akşamı beklerken boğaz'da maviyi yararak ilerleyen bir vapurun siyah dumanında kendimi anılarımla avuturum. Bir kaç yitik zamanda solan nice yılların ardına bile bakmadan, gelip geçen insanların yüzlerindeki tebebssümün katili olurum. yitirdiğim aşkım, sevgilim canımın neşesi kalbimin tek sahibi olan sen, yitirmek iklimindeyiz artık geçen bir aşk mevsiminin yorgun coşkusunda hala gecelerime katık ettiğim kokun,terinin tuzu var, sensiz geçen saatlerin neşeli kahkaları yükselir gecemde ve gündüzümde. artık yitirmek iklimindeyiz, yanıma kar kalan acılarım beni avutur, her ne kadar kahrolası bir yalnızlık sivri pençeleriyle parçalarken beni hayatta kalırım senin o güzel hayaline tutunarak..
__________________
![]() ![]() |
![]() |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|